Sivil Medya
Anasayfa | Yazarlar | Nefret, Futbol ve Yargi...

Nefret, Futbol ve Yargi...

Nefret, Futbol ve Yargi...

Türkiye’de Kürt olmanin bütün acisini “aile boyu” yasamis olan Mehtap’in, Diyarbakir- Bursa maçini hep birlikte yaziislerinde seyrederken söyledigi gibi, “öfke aklin önüne geçti”.

Bursa’da oynanan ilk maçta Bursali taraftarlarin sert ve asagilayici tezahüratiyla karsilasmis olan Diyarbakirspor’un taraftarlari belli ki “intikamlarini” futbolla almak niyetiyle gelmemislerdi stada. Daha maç baslamadan Bursali oyunculari tas yagmuruna tuttular.

Arkasindan hakemi yaraladilar.

Ve, maç hakem karariyla bitti. Diyarbakirspor, ligde kalmak için yakaladigi bir firsati bu “intikamci tas yagmuruyla” kaybetti. Eger Bursa’yi yenebilselerdi çok önemli bir firsat yakalayacaklardi.

Ama “öfke” aklin önüne geçti. Diyarbakir’in ligde kalma ihtimali çok zayifladi çünkü büyük ihtimalle agir cezalar alacaklar ve maçlarini seyircisiz oynamak zorunda kalacaklar. O tas yagmurunu seyrederken, yasadigimiz bu durumu en iyi anlatan Firat Anli’nin sözlerini hatirladim:

“Bizim kusak baris için son firsattir, bizden sonraki kusaklar baris yapmayacak kadar öfkeliler birbirlerine.”

Bu olaganüstü saptamayi yapan Anli’nin su anda “cezaevinde” oldugunu hatirlarsaniz, o “firsatin” da artik kaçmakta oldugunu anlarsiniz.

Diyarbakir’da rakip oyunculari tas yagmuruna tutan öfkeli gençleri, Izmir’de Kürtleri taslarla karsilayan sarisin kizla birlikte düsünürseniz, durumu daha iyi kavrarsiniz.

Ben, ne düsündügümü size hiç lafi dolastirmadan söyleyeyim.

Türkiye, “Kürt meselesini” hemen çözemeyecekse, Kürtlere “esit vatandas” olma hakkini hemen saglayacak adimlari atmayacaksa, “ayrilmayi” gündeme almaliyiz. Hiçbir toplum, böylesine büyük bir öfkeyi tasiyamaz.

Bu kin, sokaklara tasar.

Olabilecek en korkunç gelisme de budur. Ayrilmak, birbirlerinden nefret eden, kinleri bilenmis kitleleri, o nefreti yatistiracak hiçbir adim atmadan birarada tutmaya çalismaktan evladir. Bugün futbol sahasinda “taslarla” ortaya çikan “kin”, yarin sokaklarda baska türlü çikar. Ya bu ülkedeki herkesi esit kilacak, acilari bitirecek, kalici bir “baris” yapalim...

Ya da “ayrilma” planlarini hazirlayalim. Ikisinin ortasinin olmayacagini bugün bir maçla gördük, yarin baska türlü görürüz. Kürtleri, baskiyla, zorbalikla, hukuksuz yasalarla, silahla “ikinci sinif” vatandas çizgisinde tutamaz artik kimse.

Bu anlamsiz ve haksiz çaba, iki tarafin gençlerini de öfkeden gözü dönmüs çilginlara çeviriyor. “Firat’in öte yakasinda” bir öfke patlamasi yasanirken, “Firat’in bu yakasinda” da çok önemli bir gelisme oluyordu.

Ilk kez bir basbakan, “kutsal yargi” palavrasini bir kenara itti ve gerçekleri açikça söyledi. Bugüne dek yargi ne yaparsa yapsin sanki bu yapilan “tarafsiz” bir davranismis gibi sahtekârca bir yaklasimla degerlendirilirdi.

Yargi “kutsal ve dokunulmaz” kabul edilmisti, Ergenekon davasina müdahale etmeye çabalayan yüksek yargi üyeleri “resmî” düzeyde elestirilmezdi. Yüksek yargi ise son zamanlarda “Ergenekon yanlisi” bir siyasi parti gibi davranmaya ve darbeye karsi atilan her adimi önlemeye baslamisti.

Hükümete karsi ciddi bir muhalefet yürütüyorlardi ve bunu yaparken de bir yandan “bizi kusatiyorlar” diye yakiniyorlardi.

Basbakan Erdogan dün, “siz bizi kusatiyorsunuz,” diyerek “yarginin” yasamanin gücünün budamaya çalismasini açikça dile getirdi. Bu çikis, 22 Temmuz seçimlerini “orduyla çatisarak” kazanan AKP’nin önümüzdeki seçimleri de “yüksek yargi” ile çatisarak kazanmayi planladigini ortaya koyuyor.

Tabii, ordunun ve yüksek yarginin kendilerine “neden bizimle çatisan, halkin oyunu aliyor” diye bir sormasi gerekir bence.

Kendi halklariyla bu kadar “ters” düsmelerinin nedeni olarak “halki” görürlerse çok yanilirlar, biraz kendilerine ve neleri savunduklarina bakmalilar. Türkiye’de halk, orduyu da yargiyi da gerileterek “demokrasiye” genis bir alan açiyor, AKP de bunun öncülügünü ve temsilciligini yapiyor.

Bu, çok önemli ve yararli bir gelisme. Ama bu gelismenin saglikli bir temele oturmasi için “Firat’in öte yakasinin” da bu gelismeden payini almasi, Kürtlerin de demokrasinin ve özgürlügün tadini çikarmasi gerekir.

Sadece Türkler için demokrasi olmaz. Bu isi ya hep birlikte yapacagiz ya da ayri ayri deneyecegiz.

“Türkler için demokrasiyi gelistirelim ama Kürtlere demokratik haklarini vermeyelim” derseniz, Diyarbakir-Bursa maçini Türkiye’nin her yaninda, her kentinde, her sokaginda yasarsiniz. Emin olun, hiçbir sey, yasanabilecek bu aciya degmez.

Ahmet Altan -Taraf Gazetesi

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Son Dakika
Bir Gazeteci Daha Öldürüldü!

Bir Gazeteci Daha Öldürüldü!

Bir televizyon kanalının tanınmış sunucusunun silahlı saldırı kurbanı olduğu bildirildi.
İstanbul'da korsan kitaba 7 gözaltı

İstanbul'da korsan kitaba 7 gözaltı

İstanbul'da 2 matbaaya düzenlenen operasyonda, basımı kısmen tamamlanan 450 bin adet korsan kitap ele geçirildi.
'Kurtlar Vadisi Filistin' vizyonda rötar yaptı

'Kurtlar Vadisi Filistin' vizyonda rötar yaptı

Daha önce 5 Kasım'da vizyona gireceği açıklanan Kurtlar Vadisi Filistin'in vizyon tarihi ertelendi.
Google'a ABD'de dava şoku!

Google'a ABD'de dava şoku!

Guardian gazetesinde yer alan habere göre, Teksas Mahkemesi, Google’ın ABD’deki arama ve reklam servisleri hakkında tekelleşme davası açtı.
Karadağlar'da erkek oyuncular belli oldu.

Karadağlar'da erkek oyuncular belli oldu.

Karadağlar dizisinde başroldeki Erdal Özyağcılar’ın oğlunu oynayacak 4 oyuncu belli oldu.
Sitede Ara

Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
0