Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nazlı Ilıcak, hayatının bilinmeyenlerini anlattı
24 Temmuz 2011 Pazar 02:23

Nazlı Ilıcak, hayatının bilinmeyenlerini anlattı

Twitter’da herkesin ondan iş istediğini, hayatının çok sakin geçtiğini, Tayyip Erdoğan 1994’te İstanbul Başkanı olduğunda çok üzüldüğünü biliyor musunuz? Gazeteci Nazlı Ilıcak, hayatının bilinmeyenlerini anlattı.

Dosya:http://91.93.103.35/icerik/110723-093051-pazar-capraz.jpgSizinle ilgili “Hep güçlünün, iktidarın yanında durur” eleştirisi yapanlar var.

Bu tamamen bilgi kirliliğinden kaynaklanıyor. Özellikle Twitter’dakiler çok genç, sadece bu dönemi biliyor. Ben onlara anlatmaya calışıyorum ama bazıları kötü niyetli, yönlendirilmiş. Hiçbir zaman iktidarın yanında yer almadım. 28 Şubat sürecinde Milli Görüş ile hiç alakam olmamasına rağmen sırf  Refah Partisi’ne asker tarafından çok baskı yapıldı diye Fazilet Partisi’nden milletvekili oldum. Milletvekiliği benim için hiçbir zaman önemli bir mevki olmadı. Zaten istesem defalarca başka partilerden olabilirdim. Sırf böyle bir mücadelede katkı sağlayabilirim diye milletvekiliğini seçtim. Akşam gazetesinde yazıyordum, işten çıkarıldım. Milletvekili olduktan sonra verdiğim mücadele yüzünden milletvekilliğinden iki sene sonra atıldım. O dönem gazetecilerle ilgili bana bir andıç geldi ve ben de yayımladım. O zamanlar bu kadar kolay değildi askere karşı çıkmak. 28 Şubat sürecindeki tavrı yüzünden dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile ki benim yakın dostumdur, ilişkimi tamamen kestim. Özal ile de mücadele ettim çünkü Süleyman Demirel’in yasaklarının kalkmasını istemiyordu. Ben Demirel’in yanında yer aldım. Bundan dolayı Özal bana muazzam öfkelendi. Bir de 12 Eylül sürecinde yazdığım yazılardan cümleler alıyorlar, sanki ben 12 Eylül’e yandaşmışım gibi yansıtıyorlar. Yandaş olmam için hiçbir sebep yok, bir kere 27 Mayıs’tan dolayı askeri müdehalelere alerjim var, ayrıca 12 Eylül süreci benim tuttuğum iktidarı devirmiş.

Yazdıklarınızdan dolayı pişman mısınız?

Hiç pişman değilim. Bunlar olmasa başka türlü bu imaj yaratılırdı. Bir fotoğraf dolaştırılıyor Twitter’da. Oğlum Mehmet Ali 18 yaşında bir gece kulübü işletiyor, orada bir dansöze para takıyor. Benim ayrı bir yerde çekilmiş fotoğrafımda elimde içki kadehi var. Bu iki fotoğrafı bir arada yayınlıyorlar, sanki Mehmet Ali dansöze para takarken ben de tef çalıyormuşum gibi.

Peki yalıda oturup imkanınız varken tüm bunları niye yaptınız?

Demokrasi tutkumdan dolayı. Askeri darbeye karşı olduğum için. Benim bu tavrımı herkes bilir ki rahmetli Bülent Ecevit de buna dahildir. Ecevit’in özgürlüğe dair bir şiiri var. Bir gün bize geldi, “12 Eylül döneminde mücadelesine hayran olduğum Nazlı Ilıcak’a” diye o şiiri bana hediye etti. Yaptıklarım, şimdiki gençlere yanlış yansıtılıyor. Ergenekon davasına sahip çıkmam ve bu kişilerin yargılanmasını savunmam yüzünden bana karşı kara propaganda yapılıyor. Ne derlerse desinler üstünde durmuyorum.

Twitter’da size gelen eleştirilere sabırla yanıt veriyorsunuz.

Kötü üslup kullananları da direkt blokluyorum. Bir buçuk yılda 100 kişiyi blokladım.

Peki sizi en çok ne sinirlendiriyor?

Bilinçli yalana tolerans gösteremiyorum. Mesela bu internet sansürü meselesi gibi. Twitter üzerinden birçok kişiyle bu konuda münakaşa ettim. Diyorlar ki ‘22 Ağustos’ta sansür gelecek.’ Bense isteğe bağlı bir filtreleme sistemi geldiğini söylüyorum. Eğer dedikleri gibi bir sansür gelirse onlarla birlikte mücadele ederim. İlgililer sansürün olmayacağına ilişkin bir açıklama yaparken ‘Sansür geliyor’ demek kötü niyettir. Tutuklamalar konusunda da öyle. Gazeteci arkadaşlarımız tutuklu yargılanıyor.  Mesela ‘Dokunan yanıyor. Kitap yazdıkları için yargılanıyorlar’ diyorlar. Hayır Fethullah Gülen ile ilgili yazdığı için değil Ergenekon ile bağlantısı yüzünden yargılanıyor. Keşke tutuksuz yargılansalar. Eğer onların tutuksuz yargılanmaları için yürüseler ben de onlarla giderim.

Kimseye henüz iş bulamadım

Bir tweet’inizde “Her gün birilerini sevindirin” demişsiniz. Siz bunu yapabiliyor musunuz?

Elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Mesela birçok kişinin işini takip ederim.

Sizden iş isteyen çok kişi var mı?

Vallahi oluyor. Ben onlara ancak nakledebileceğimi söylüyorum, kimseye iş garantisi verecek imkanım yok. Ancak o makamlardaki kişilere söylüyorum, inanın kimseyi de işe yerleştiremedim!

Bir keresinde de yaşlı kurtların 35 yıllık eşlerini terketmesine kızmıştınız.

Evet karılarını aldatan adamlara çok kızıyorum. Başlarına ne gelirse gelsin müstehaktır. Birtakım adamların belli bir yaşa geldikten sonra makamlarına dayanarak genç kadınlarla ilişki kurması, bu hakkın sadece erkeğe tanınması ve meydana çıkınca ‘Pek de rezil olmadılar’ gibi yorumlanması beni rahatsız ediyor. Karılarının bile onları hoşgördüğüne rastlıyoruz. Nitekim Deniz Baykal’ın karısı bile ev işi yaparken görüntülendi, hiç sekteye uğramadan hayatı devam etti. Ben onlar adına öfkeleniyorum.

Kız öğrenciler protesto etti

Ertuğrul Özkök ile ilgili Twitter’da yorumlarınız var...

Hayır, aslında Ertuğrul Özkök ile yorum yapmaktan kaçınıyorum. O birçok kişiyi mağdur etmiş ama kendisi de mağdur edilmiş biri. İyi niyetle yanlışlarıyla yüzleşmeye çalışıyor. Ona tekrardan vurmayı doğru bulmuyorum. Genel yayın yönetmeniyken kimse ona vurmaya cesaret edemiyordu. Onda bir gayret var, bir de hiç gayret göstermeyenler var. Onları eleştiririm.

Notre Dame de Sion’dan mezunsunuz ve Twitter’da okulunuzun adını kullanıyorsunuz. Buna itiraz edenler var.

Bizim okuldan mezun 50-100 kız örgütlenmiş Twitter’da. Bana bir protesto gönderdiler, bu ismi bırak diye. Okul yönetiminin böyle bir şeyden haberi yok. Okul için ben, önemli bir isimim. Dünya özgürlüklerden yana gidiyor. Yaptığım bir ahlaksızlık yok ki... Ben laik yönetimi savunuyorum ama böyle dar kalıplar içinde değil. Bir başörtüsü düşmanlığını neden savunayım? 

Hayrünnisa Gül çok hızlı yürürdü

Fazilet Partisi’ne girince ailenizden, çevrenizden tepki aldınız mı?

Fazilet Partisi’ne girince insanlar bana çok öfkelendi. Çünkü benim çevrem ve savunduğum fikirler çok farklıydı. Tam laikçi bir çevre. Hala AK Parti’den korkuyorlar. Benimle selamı sabahı kesenler bile oldu. Ben farklıyım. İnsanları tanıdıktan sonra bir değerlendirme yaparım. 1994’te Recep Tayyip Erdoğan Belediye Başkanı olunca çok üzüldüm. Bedrettin Dalan olsun istiyordum. Refah Partisi geldi diye karalar bağladım. Ama o noktada kalmadım. Onları tanıdım ve o tanıdığım insanların hiç de korkulacak insanlar olmadığını anladım. Asıl gericiler dogmalarla hareket edenlerdir.  Ailecek hepimiz AK Partili olduk. Gelinim Meyra, oğlum Mehmet Ali, kızım Aslı hepimiz AK Partiliyiz.

Peki o dönemde sizin gibi milletvekili olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile ilişkileriniz nasıldı?

Fazilet Partisi milletvekiliyken Abdullah Gül ve ailesi de milletvekili lojmanlarındaydı. Hayrünnisa Gül ile akşamları yürüyüş yapardık. Çok hızlı yürürdü, ona yetişmekte zorlanırdım. Şimdi kendisi çok yoğun görüşemiyoruz. Bir keresinde Hayrünnisa Hanım ve Emine Hanım ile Ankara’da bir restorana gittik. O zaman ben milletvekiliydim, beni herkes tanıyordu. Ama onları tanımıyorlardı. İçimden ‘Siz bilseniz bu hanımlar kim, onlara itibar edersiniz’ diyordum hep. İkisi de çok sevdiğim insanlardır.

Torunlarımla ilgilenir, evde çalışır, Bodrum’a giderim

Sürekli tartışma programlarındasınız. Özel hayatınızda da tartışmayı sever misiniz?

Özel hayatımda hiç münakaşa etmem. Ters bir görüş söylerseniz ‘Ben öyle düşünmüyorum’ der geçerim. Ama televizyon programlarında sizin gibi düşünen kişilerin görüşünü sonuna kadar yansıtmak durumundasınız. Pısmayacaksınız... Programlarda çok öfkelenmem. Genelde başkaları öfkeleniyor. Ben daha kontrollüyüm.

Ekranda kendinizi izlerken ne düşünürsünüz?

Hiç sevmem. Sesin yüksek çıkmıştır, ee demişsindir, düşünceni tamamen anlatamamışsındır... Kendinizi izlerken kritik yapıyorsunuz istemeden.

Kimileri “Nuray Mert’i de sevmiyoruz ama Nazlı Ilıcak ile karşı karşıya geldiğinde onu tercih ederiz” diyor.

Türkiye’de bir kutuplaşma var, Nuray köşeli konuşuyor, ben de düşüncelerimden taviz vermiyorum. Beraber bir tartışma programına çıkıyoruz, Nuray’ın bir takımı var ama benim düşüncelerimi savunan taraf daha fazla. Ben bunu nereden biliyorum, alınan oylardan. AK Parti 22 milyon oy alırken CHP 11 milyon, BDP 2-3 milyon oy alıyor. Kaldı ki benim düşüncelerim çoğunlukla BDP ile uyuşuyor. AK Parti’nin bir sivil dikta olduğuna itiraz eden ve benim gibi düşünen milyonlarca insan var.

Yorulmuyor musunuz bu tartışmalardan?

Basın Odası programında yorulmuyordum çünkü oradaki arkadaşlardan nefret etmiyorum ki. Hiçbir tartışmayı dostluğumuzu bozacak raddeye getirmiyorum. Yorulduğum zamanlar da oluyor, o zaman  kaçıp Bodrum’a gidiyorum. Bütün hayatım o programlardaki gibi hararetli geçmiyor.

Özel hayatınız sakin mi geçiyor?

Çok sakin. Kızım yandaki evde oturuyor. Yedi yaşında Kerem ve bir yaşında Asya adlı iki torunum var. Evde çalışıyorum daha ziyade. Dostlarımı evde ağırlıyorum.

Sizin bir reytinginiz var mı?

Ben öyle demiyorum ama çıktığım programlar herhalde beni bunun için çağırıyorlar. Nuray ile ikimizin bir reytingi olduğunu düşünüyorum.

Bazen programdan programa koşuyorsunuz. Zor değil mi? Saç, makyaj, bakım...

Vallahi zor iş. Çarşamba yayına çıkarken o gün saçımı yaptırıyordum. Perşembe de program varsa  kendim düzelterek çıkıyordum. Makyaj zaten yapıyorlar. Kıyafetler de ayrı dert. Kadın için daha zor bu programlar. Fikri olarak da hazırlanmanız lazım.

Hakkımda bilmediğiniz 5 şey

-Otomobil kullanmayı bilmiyorum. Genç kızken Kemal ile evlendim. Hemen şoförümüz oldu. Bu yaştan sonra da öğrenmem artık.

-Haftada bir briç oynuyoruz cemiyetten arkadaşlarla. Çok küçük yaşlarda öğrendim. Ama oynamayı bırakmıştım. Birkaç sene evvel yaşlılığa hazırlık olarak da tekrar başladım. Oyun sosyalleşmek için bir vesile.

-Yemek yapmaktan hiç hoşlanmıyorum.

-Dizi izlemeyi seviyorum. Geçen sezon Ezel ve Öyle Bir Geçer Zaman ki’yi izledim.

-Eskiden beri Türk filmlerine meraklıyım. Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Tarık Akan... Yenileri de seviyorum.

İnci'nin gözünden 

-İstanbul’da Boğaz manzaralı bir evde yaşayan Nazlı Ilıcak, 70 yaşında ama yaşına göre çok fit. Jimnastik yaptığını söylüyor. Yüzündeki estetik şişleri geçmiş. O şişlikle televizyona çıkmasını “Mesleğime olan saygım olarak algılamak lazım” diyor.

-Pembe bluzu ve beyaz pantolonuyla son derece şık görünüyor.

-Sevgilisi var mı diye merak ediyorum, soruyorum. Kibarca yanıt veriyor: “Sevgilim yok. Torun torba sahibi bir kadınım. Benim böyle bir isteğim yok. Bunu açıkça söyleyebilirim.”

-Sebze ağırlıklı besleniyor, bol balık yiyor, sabahları keten tohumunu süte karıştırıp içiyor. 

Esra'nın gözünden

-Nazlı Ilıcak iPad ve iPhone kullanıyor.

-Twitter’da tanıdıklarını takip ettiğini söylüyor. Öğrenmek istediği konularla ilgili detaylı bilgi alabildiği, yazı konusu çıktığı ve özellikle gençlerin gündemini takip edebildiği için Twitter’da olduğunu söylüyor.

-Genel olarak hayatının istikametinden memnun. Belki çocuğu olmasaydı pişmanlık yaşayabileceğini söylüyor. Oğlu Mehmet Ali’den de bir torun istediğini dile getiriyor.

-“Hiç çekmedim ... çektiğim kadar!” sorusunda noktaları doldurmasını istiyorum, yanıtı şu oluyor: “Peşin hükümlerden, önyargılardan çektiğim kadar!”

STAR GAZETESİ

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
GAZETELER
Gazeteler
HAVA DURUMU
İstanbul
15 / 20 °C
Ankara
10 / 25 °C
İzmir
11 / 18 °C
Antalya
12 / 20 °C
Erzurum
2 / 17 °C