Uzun zamandır yazılarıma ara vermiş olmanın etkimsidir bilemedim.
Kalemi elime aldığımda neden bahsedeceğimi, hangi konuyu ele alıp, irdeleyip yazacağımı şaşırdım. Son yedi ayın muhasebesini yaptım, yurdumuzda neler oldu, milletçe ne gibi olaylar yaşadık neler bizi üzdü ve neler bizi sevindirdi?
Ne yazık ki aklıma birden hücum eden olayların hepsi üzücü ve bir o kadarda sarsıcıydı
İlk önce Yüksekova çukurca da haince saldırı sonucu şehit edilen yirmi üç şehidimiz geldi aklıma. Daha sonra 23 Ekim’de meydana gelen 7,2’lik Van depremi ve onun akabinde de nerdeyse her gün TV ekranlarından eksik olmayan kadın cinayetleri.
Bunlar bir anda aklıma gelen olaylardı hepsini milletçe yaşamıştık fakat yaşadığımız bütün acılar gibi, bu acılarımızı da maalesef merhametsizce yaşar olduk. Düşündüğüm tüm bu olaylarda toplumun nasıl yozlaştığını ve nasıl merhametsizleştiğini eminim sizlerde yazımı tamamladığımda anlayacak ve hak vereceksinizdir.
Çukurca’da 23 vatan evladını hiç içleri sızlaman toprağın bağrına düşüren eller ne kadar merhametten yoksunsa; Van depreminde ölen yüzlerce canı, şehit Mehmetçiklere bedel görenlerde o kadar merhametsizdir bence.
Ya eline aldığı silahı sanki en doğal hakkıymış gibi, bir kadına, bir anneye doğrultan ellerde o kadar merhametsizdi. Nasıl olurda bir baba kelimesine bile layık olamayan insan evlatlarını bir ömür annelerinin sevgisinden, kokusundan, şefkatinden mahrum bırakabilirdi? Hangi insanlığa sığardı? Ve nasıl bir insan başka bir insanın hayatını elinden alabilirdi.
İşte bu olayların hepsinin ele aldığımızda konunun merhametsizlik olduğunu ve merhametsizliğinde sevgisizlikten geldiğini anlamak zor değil. Zamanımızda her şey artık çıkar için menfaat için yapılır olmuş. Unutmayın ki yüreğinde sevgi olan kişinin asla ne vicdanı nede merhameti körleşir, yüreğimizdeki sevgilerin çoğalması temennisiyle vesselam..
Merhamet etmeyene merhamet olunmaz; Allah c.c..
Sevgin yoksa dost arama; Sadi Şirazi
Gülay Alpağut



























