-Demokrasi nedir?
-Meşrebinize göredir...
Güç kimdeyse tekeri onun islimiyle döner...
Eğer sen konuşuyorsan demokratik hakkını kullanıyorsundur...
Anayasal hakkın vardır...
Demokratik hakkın vardır...
Hukukî hakkın vardır...
Türkiye Cumhuriyeti bir demokratik hukuk devletidir...
Anayasasında yazıyor bu, boru değil...
Coşacaksın, coşturacaksın, koşacaksın, koşturacaksın...
Konuşacaksın, bağıracaksın, çağıracaksın...
Kışkıracaksın, kışkırtacaksın...
Hıçkıracaksın, hıçkırtacaksın...
Aksıracaksın, tıksıracaksın... Aksırtacaksın, tıksırtacaksın...
Parmaklarına bezir yağı sürüp lümpen gıdıklayacaksın...
Protesto edeceksin, ettireceksin... Hakkındır... Hem, yakışır abilerime ablalarıma...
Mitingler düzenleyeceksin, düzenlettireceksin... Fikre gerek yok; zikrini tekrarla yeter...
Gaflette uyuyanları uyandıracaksın... Yemedi fitilleyeceksin...
Yeri göğü inletip, dost düşman demeden herkesin yüreğini hoplatacaksın...
Salya sümük, höykürük, tükürük saçıp reytingleri, tirajları zıplatacaksın...
Double stereo sound... Gök kubbeyi çınlatacaksın....
Bu arada en mühim meseleyi unutmayacaksın...
Patrona göz kırpıp parsayı toplayacaksın... Ve hatta toplatacaksın...
Allem gullem, cebellezi tamam...
Aman da aman...
Neymiş öyle inanç minanç?!
Felsefe, fikir, ideal?!
-Mangırlar cebellezi mi?
-Evet...
-Vallahi good deal...
E hakkındır... Benim deyimimle ülkede, senin deyiminle memlekette demokrasi var. Boru değil...
***
İyi, güzel, hoş...
Da...
Ben ağzımı açınca niye hemen cırtlıyorsun?
Teknolojinin, metedolojinin, setedolojinin...
Cambazlığın, cazgırlığın, azgınlığın bütün varyasonlarını sahaya sürüp beni susturuyorsun...
Ağzımı açıp daha A demeden ümüğümü sıkıyorsun...
B demeye kalksam hemen çemkiriyorsun...
Aklıma, fikrime, zikrime pranga vuruyorsun...
“-İzin verdiğim kadar ye, iç, yat, uyu, kalk...
İzin verdiğim kadar yürü, koş...
İzin verdiğim kadar konuş....”
Öyle mi?
***
Doğduğum günden beri:
Her hakkımı sömürdün...
İliğime kadar kemirdin...
Sömürdükçe, kemirdikçe semirdin...
Bazılarımıza:
Lütfen yaşama hakkı verdin...
Bazılarımızı:
Bir şekilde kitabına uydurarak dünyadan sildin...
Ez cümle:
Sen aldın...
Sen verdin...
Sen getirdin...
Sen götürdün...
Götürdükçe götürdün... Götürdükçe götürdün... Götürdükçe götürdün...
Ne diyelim!
Allah doyursun!..
12 Eylül
Kenan Evren ölmeden yargılansınmış!
E yargılansın...
-Kaç yaşında Kenan Evren?
-94
Yazıyla da “doksan dört”
-Ateh getirmiş mi?
-Aklî melekeleri yerinde mi?
-Notere gitse vekaletname verebilme şartlarına haiz mi?
Daha da önemlisi:
-Ceza-i ehliyeti var mı?
-?!
Sen 12 Eylül’de ne oyu vermiştin?
-Hayır
E Belli oluyor hâliyle...



























