Kürşat Bumin / Yeni Şafak Gazetesi

Hepsini cepheye sürmeli!

05 Eylül 2011 Pazartesi 10:57

 

Bugün için niyetim AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in "yeni dönem" için önerdiği değişiklikler içinde yer alan "milli günlerde tanklı-toplu görüntülere son verilmeli" önerisinden söz etmekti. Bu öneriyi Fransa'da Yeşiller'in cumhurbaşkanı adayı Eva Joly'nün dile getirdiği benzer bir öneriyi araya sokarak gözden geçirmeyi tasarlamıştım.

Ancak birkaç gündür "Palmer Raporu"nun açıklanmasıyla ülke medyasını bir kere daha ele geçiren hiddetle karşılaşınca "Kronikler" günlerinin hatırına bu konuya öncelik tanımaya karar verdim.

Konuyu "büyükler" içinde sayılan iki gazeteye ilişkin gözlemlerimle sınırlı tutacağım. Bunlardan ilki Sabah gazetesi. Bu gazete dünkü sayısında (4 Eylül 2011) şu baş sayfa manşeti ile yayımlanmış: "Sıra Gazze Seferinde"(!)

Hayal etmeye çalıştım; gazetenin genel yayın yönetmeni başta olmak üzere baş sayfa manşetini kotarmak için bir araya gelen zevat bu manşeti keşfedip gazetelerinin baş sayfasına taşırken nasıl bir ruh hali içindeydiler acaba? Bu zevat da TSK gibi "milletin ayrılmaz bir parçası" olduğuna göre tabii olarak (çünkü şaka değil konumuz "Sefer") gergin ve endişeli miydiler acaba? Yoksa bu sorumsuzluk ürünü manşet "güle oynaya" mı atılıvermişti? (Söz konusu "zevat"tan bahsedince Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun şu sözünü hatırladım: "Gazetenin, mutat zevat adını verdiği arkadaşlarımız ki daima Atatürk'ün yanında bulunurlar.")

Sabah'ın dünkü sayısının manşetinde gözlediğimiz hiddet gazetenin bir gün önceki ana sayfasının manşetinde de bütün haşmetiyle yer almıştı: "İsrail'e 5 Şamar"(!) (İtirazınız yoksa eğer "şamarlar"ı 6 yapalım mı? Sonuncu "şamar" da Sabah'ın payına düşsün!)

Bu gazetecilik için Demokrat Parti döneminde yaratılmış yerinde bir sıfat var ama işi fazla uzatmamak için hatırlatmıyorum.

Üstelik Sabah gazetesi "İsrail'e 5 Şamar" manşetini uydurduğu için son derece memnun. Ertesi günkü sayısında tutup bu manşetini de haber yapmış: "5 Şamar Dünya Manşetlerinde"(!) Yani, Türkiye-İsrail ilişkisinin geldiği son noktadan söz eden, "dış basın"dan derlenerek alt alta dizilmiş ikişer-üçer satırlık haberler. Tahmin ettiğiniz gibi bu haberlerde "5 Şamar"dan eser yok; hepsi olması gerektiği gibi bilgi vermekle yetinmiş.

Gelelim "büyükler" içine girdiği gözlenen gazetelerden Habertürk'e:

Gazetenin aynı adı taşıyan TV kanalında da "meydanı-medyayı" fazlasıyla işgal eden köşe yazarı "Türkiye 'Ortadoğu'da en büyük benim' doktrinini açıkladı!" başlıklı bir yazı yayımlamış. Yazının başlığından ilan ettiği değerlendirmeden o kadar emin ki, yazının yarısı aynı konuda geçen yıl yayımladığı başka bir yazısından oluşuyor. Şöyle başlıyor yazı (yenisi): "2010 yılında yazdığım 'Emperyal olma yolunda İsrail ile çatışma kaçınılmaz' tezimin bir bölümünü yeniden paylaşmak istiyorum"

Eski yazıdan yapılan alıntının devamında da şöyle satırlar:

"Sevgili dostlar, yukarıdaki yazıyı paylaşmamın bir sebebi var. Davutoğlu'nun açıklamalarını doğru okuyanlar, Türkiye'nin ilk defa 'Doğu Akdeniz'de efendi benim ve gerekirse askeri gücümü de kullanırım' mesajı verdiğini rahatlıkla görebilirler."

Görüyorsunuz, gönlünden geçenleri ne kadar da "rahatlıkla" dile getiriyor!

Bu gazeteci de "cepheye sürülecekler" arasında:

"Genleşen Türkiye'nin İsrail ile çatışması kaçınılmaz! Biri 'düşüyor', biri 'çıkıyor'; bir noktada keşisme-vuruşma kaçınılmaz... Sonuç: Kaçınılmaz olanlar yaşanacak ve yeni bir yol açılacak" Sakin olun ve Türkiye'ye güvenin!"

Sakiniz ve güveniyoruz çünkü başta Başbakan ve Davutoğlu olmak üzere hükümetin, ellerine kalem ve yakalarına mikrofon geçirip gazete ve ekranları işgal eden, toplumun sağduyusunu iğfal etmeye çalışan bu türden seslerden hiç haz etmediklerini düşünüyoruz. Bu medyanın okurları ve izleyiciler nezdinde "zihinlerin yeni efendisi" olabileceğine de ihtimal vermiyoruz. Tahminimizde yanılmayız umarım.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
GAZETELER
Gazeteler
HAVA DURUMU
İstanbul
15 / 20 °C
Ankara
10 / 25 °C
İzmir
11 / 18 °C
Antalya
12 / 20 °C
Erzurum
2 / 17 °C