Merhaba sevgili dostlar
Sivilmedya.com medya haber sitesinde bundan böyle birlikte olacağız. Medyamızda yaşananlar üzerine sizlerler dertleşecek ,sohbet edecek, tartışacak, soracak, sorulanlara cevap vermeye çalışacağız. Umaraım bu konuda bizi yalnız bırakmaz, eleştrileriniz, yorumlarınız, sorularınız ile katkıda bulunursunuz.
Şimdi gelelim bu yazımızın konusuna
Bu hafta başında Gazete Habertürk tarafından bir haber servis edildi. Cübbeli Ahmet Hoca’ya ait olduğu iddia edilen bir sex kaseti, bir takım kişiler tarafından Gazete Habertürk’e satılmak istenmiş. Bu yapılan çirkin teklifi kendileri kabul etmemişler. Evet haber genel hatları ile buydu. Bu haberden bir gün sonra Ajans Haber Türk müdürü Ramazan Kurnaz tekrar bir açıklamada bulundu. Bu açıklamasında Cübbeliye ait kasetin kendisine getirildiğini, gerçekten de Cübbeli Ahmet Hoca ait bir kaset olduğunu, bu kaseti bizzat kendisinin de seyrettiğini, ama kaseti almayı kabul etmediğini belirtti.
Aynı gün Fatih Altaylı bu olayı köşesine taşıdı. Bu olayın doğru olduğunu ama kendilerinin buna tenezül etemediklerini yazdı.
Şimdi gelelim konu ile ilgili kafamıza takılan sorulara
Öncelikle Cübbeli Ahmet Hoca nerdeyse Habertürk’ün kadrolu konuğu oldu. Ne zaman çağırırlarsa gidiyor. Fatih altaylının ekranda kanka muhabetti yapacağı kadar yakın tanıdığı biri. Siz olsan bu kaseti bu kanala, gazeteye ve bu şahsamı götürürsünüz ?
Yoksa yayınlayacak daha sağlam yeremi götürüsünüz. Sizcede burada bir gariplik yokmu ? Peki neden getirdiler. Yada getirdiler mi? Böyle bir kaset varmı?
Ayrıca bu kadar sık ekrana çıkardığınız, sevdiğiniz, kanka gibi davrandığınız birine ait bir kaset getirildiğinde sizin bunu haberleştirmeniz o kaseti olan arkadaşa nasıl bir faydası olur. Bukadar yakın tanıdığınız birine ait bir kaseti, üstelik iğrenç bulup, tenezül etmediğiniz bir kaseti neden haber yaparsınız ki? Bu hem anlamlı değil hemde etik değil. Peki hangi amaca hizmetle elinizde olmayan bir kaseti haberleştirdiniz?
Bu da yetmezmiş gibi ikinci gün Ajans Müdürü Kurnaz hiçbir süpheye yer bırakmayacak şekilde böyle bir kasetin gerçek olduğunu ,bunu bizzat izlediğni anlatmakla Cübbeli’nin itiraz yollarını kapatması neye hizmet ediyor? Üstelik bu beyanınızı kanıtlayacak delil elinizde yokken bu kadar net bir şekilde izledim deme cesaretinin arkasındaki gerçek nedir? Çünkü kanıtlayamayacağınız bir konuda nasıl bu kadar cesaretli oluyorsunuz? Açılacak davaları göze alarak desteksiz, delilsiz bir beyanda bulunuyorsunuz?
Ayrıca Fatih Altaylı’nın bu konuyu köşesine taşıması, ‘duymamış birkaç kişi kaldıysa onlarada ben duyrayım’ olayı değil de nedir?
Şimdi bu yazımızı şu soruyu sorarak sonlandıralım.
Fatih Altaylı, Cübeli Hocayı neden harcadı?
Tüm bu saçmalıkların anlamı ne?
Altaylı neden böyle davrandı?
Siz değerli arkadaşlarımdan, yorum, fikir ve önerileri bekliyorum. Bir sonraki yazımızda yukarıda sorduğumuz bu sorulara sizin de desteğinizle cevaplamaya çalışacağız . Bir sonraki yazıda buluşmak üzere
Kendinize iyi bakın



























