Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ahmet Kekeçten çarpıcı bir analiz
10 Şubat 2012 Cuma 09:13

Ahmet Kekeç'ten çarpıcı bir analiz

MİT üzerinden çok yönlü, çok boyutlu ve uluslararası hüviyeti de olabilecek bir “işlevsizleştirme çalışması” yürütülüyorsa ve asıl hedef Hakan Fidan’sa, bu faaliyetlerin en önemli ayağını PKK oluşturmaktadır ve arkasında da mutlaka İsrail gibi güçlü bir d

Kimi “MİT üzerinden yürüyen operasyonun asıl hedefi Başbakan Erdoğan” diye tezvirat yapıyor (“Hürriyet gazetesi karargâhı” bu görüşte), kimi “KCK içine sızmış MİT elemanları görevlerini yapmadıkları için böyle bir soruşturmaya gerek duyuldu” diyor, kimi asıl hedefin Oslo görüşmeleri ve dolayısıyla Kürt meselesine masa başında çözüm arayan siyasetçiler olduğunu söylüyor...

Bilmiyorum.

MİT Müsteşarı ve iki mensup, “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrıldılar. Bildiğim bu...

Konuyu, Emniyet ve MİT arasındaki çekişmeye bağlayanlar da var...

Terörle mücadelede (özellikle istihbarat alanında sağladığı başarıyla) kendini gösteren ve etki alanını genişleten Emniyet, MİT’i ayak bağı olarak gördüğü için bu operasyona gerek duyulmuş...

Bunu da bilmiyorum...

Bugün, birtakım gazeteler, MİT’le KCK arasında varılmış mutabakata ilişkin belgeler yayınladılar.

Buna göre, MİT, içeriye bol sayıda ajan sızdırmış.

Maksat, hem KCK’nın faaliyetlerinden haberdar olmak ve “olası eylemleri” önlemek, hem de bu örgüte istikamet tayin etmek... Yani kontrol altına alarak “zararsız bir limitte” tutmak... Ama MİT’in bu görevi savsakladığı iddia ediliyor.

İşin bir de Hakan Fidan boyutu var.

Kimi yorumculara göre, İsrail’in özellikle kafaya taktığı Hakan Fidan, önce Oslo görüşmeleriyle yıpratılacak ve “kuşkulanılan isim” olarak Türkiye kamuoyuna lanse edilecek, son

ra da KCK ilişkileri bahane edilerek görevinden alınacak.

İşin “yargı” boyutunu ise Taha Akyol yazdı...

Meselenin bu noktaya gelmesini Özel Yetkili Mahkeme ve Özel Yetkili Savcılık uygulamasına (bu uygulamanın icabında kötüye de kullanılabileceğini gösteren “yetki aşımı” konusuna) bağladı.

Hepsi doğru olabilir...

Hepsi de “görülebilir” yanlışlar barındırabilir...

Fakat büyük, çok çok büyük ve birçok “tarafı” bulunan organize bir olayla karşı karşıya olduğumuz vakıa.

En anlaşılabilir ifadeyle şunu söyleyebiliriz:

Devlet kirli çamaşırlarını yıkıyor... Bu işlem de, doğal olarak, birtakım mensuplar ve muarızlar yaratıyor... İzlediğimiz, “mensuplar ve muarızlar” arasındaki kavga.

İyi de, devlet kirli çamaşırlarını kamuoyu önünde yıkar m?

Bu işin bir kuralı, bir raconu, bir ahlakı olmak gerekmez mi?

Madem Oslo görüşmeleri ve KCK içindeki MİT faaliyetleri bir muhakemeye konu edilecekti; asıl muhakeme edilmesi gerekli konular (örneğin, PKK’nın, dönemin askeri MİT müsteşarı eliyle kurulduğu iddiası) niçin es geçiliyor?

Bütün iddialara ve “bilgi kırıntılarına” dayanarak şu afaki değerlendirmeyi yapabiliriz:

BİR- PKK’nın “masadan kaçan taraf” olduğu bir kez daha tescillenmiştir.

İKİ- Önce Oslo görüşmelerinin, sonra da KCK içindeki MİT faaliyetlerinin deşifre edilmesi, PKK’ya alan açmıştır.

ÜÇ- Terör sorununa “masa başı çözüm” ihtimali zayıflamış, “açılım siyaseti” yara almıştır... Yani tam da PKK’nın istediği olmuştur.

Dördüncüsü de şu olsun:

MİT üzerinden çok yönlü, çok boyutlu ve uluslararası hüviyeti de olabilecek bir “işlevsizleştirme çalışması” yürütülüyorsa ve asıl hedef Hakan Fidan’sa, bu faaliyetlerin en önemli ayağını PKK oluşturmaktadır ve arkasında da mutlaka İsrail gibi güçlü bir destek vardır.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
GAZETELER
Gazeteler
HAVA DURUMU
İstanbul
15 / 20 °C
Ankara
10 / 25 °C
İzmir
11 / 18 °C
Antalya
12 / 20 °C
Erzurum
2 / 17 °C